Dolap Dünya Video Dolabı

Gelecek İçindi Çanakkale!

 

Çanakkale’ye Hak Ettiği Değeri Verebiliyor Muyuz?

Ülkeler yetiştirdikleri yeni nesillerinin vatansever olmaları için çeşitli yöntemler uygularlar. Tarihlerinin en güzel fedakarlık örneklerini çocuklarına ve gençlerine aktarmaya çalışırlar.  Bu konuda öne çıkan birçok ülke vardır. Bunların en başında Japonya gelir. Japonlar 5- 17 yaş aralığındaki öğrencilerini yetiştirirken 2.Dünya savaşı sırasında maruz kaldıkları Hiroşima ve Nagazaki felaketini  öne çıkarırlar. Daha sonra da bu yıkımdan kurtulup dünya devi haline gelen markalarının üretim yaptığı fabrikalarına götürürler. Yüreğinde vatan sevgisi olan insanların ülkesini o yıkımdan bu seviyeye nasıl çıkardıklarını anlatırlar.

Peki ya biz?

Binlerce yıllık tarihimizin hangi olaylarını öne çıkararak geçlerimizin yüreğine vatan sevgisini yerleştiriyoruz?

Bu soruyu 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal bir Japon bakan misafirine sorduğunda bakanın ibretlik cevabı şu olmuştur; “Çanakkale’yi anlatın. Orada yapılan kahramanlıkları biz yapmış olsaydık, 7’den 70’e herkesi Japon milliyetçisi yapardık. Gençlerinizi bayrağını, devletini, milletini seven bireyler olarak yetiştirmek istiyorsanız Çanakkale size yeter.” Bir Japon bakanını bile bu şekilde konuşturacak kadar neler yaşandı Çanakkale’de?

Çanakkale sadece bir cephe mi? Sadece bir savaş alanı mı?

Hayır, bunlardan çok çok ötesi yaşandı. Kadını – erkeği, küçüğü – büyüğü hepsi canlarıyla, mallarıyla, güçlü inançlarıyla oradaydı.

Acaba kaçımız bilir Nezahat Onbaşıyı? Bu kahraman kadının yüzlerce erkeği peşine takarak cesurca düşmanın üstüne atladığını. Keskin nişancı bir Türk kızının Anzak askerlerine kan kusturduğunu ve onlarcasını cehenneme gönderdiğini. Daha lise çağındaki 15’li gençlerin vatan için cepheye gidip geri dönmediklerini. Galatasaray Lisesi’nde okuyan öğrencilerin savaş alanında nasıl aslan kesildiklerini, hep bir ağızdan “yastığımız mezar taşı, yorganımız kar olsun, biz bu yoldan dönersek namus bize ar olsun” dediklerini hangimiz biliyoruz.  Sadece cesaret mi? Yine hayır! Kocaman yürekler vardı orada. Türklerin, düşmanlarının köpekleri bile aç kaldığında yemek verdiklerini, susuz kaldıklarında su içirdiklerini, yaralı savunmasız hiçbir düşmanına ateş etmediğini, kendi yarasına ot basarken, düşmanın yarasına üstündeki kıyafetin parçasını yırtıp sardığını yüzlerce İngiliz, Fransız ve Anzak askerlerinin hatıralarından okumak mümkün. Orada yaşananlar vatan sevgisi aşılamaz da ne yapar? İçimizi ürpertmez de ne yapar? Gözlerimizden yaşlar akıtmaz da ne yapar?

Şimdi asıl soruya gelmenin zamanı geldi:  Çanakkale’ye hak ettiği değeri verebiliyor muyuz? Yeterince yeni nesillere aktarabiliyor muyuz? Yoksa 365 günün birinde kutlayıp geçiyor muyuz? Törenlerde herkes duygulu, herkes heyecanlı, peki ya sonrası? Acaba kaç öğrencimiz vatanını bir daha o günlere geri götürmemek için çabalıyor? Elinden gelenin en iyisini yapıyor? Yapmıyorlarsa bu onların suçu değildir, ülke olarak değerlerimizin farkına varmalı, eğitim sisteminin içine vatan sevgisini ezberleterek değil içselleştirerek öğrenebilecekleri şekilde yerleştirmeliyiz. Sadece bu konuyla ilgilenen birimler, seminerler ve eğitimler olmalı. Ama mutlaka olmalı. Vatanına sahip çıkmayan, okuduğu istiklal marşının ağırlığına saygı duymayan, bayrağına hayranlıkla bakmayan nesillere değil, tam tersine ihtiyacımız var.

Sonunda gelinmesi gereken nokta şudur ki: Önemli olan tek şey yaşadıklarımızı unutmamaktır, unutturmamaktır ve tabi ki dersler çıkarmaktır.

 

Ferhan

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olalı 10 yıl oldu. Bu yılların bana kattığı tecrübeler sonucunda elde ettiğim pek çok bilgiyi daha fazla kişiyle paylaşmak istediğimi fark ettim. İki çocuk annesi olarak eğitim ile ilgili düşüncelerimi ve deneyimlerimi paylaştığım için heyecan doluyum. Bilgi paylaştıkça anlam kazanır sloganıyla sizden gelenlerle de bilgi dünyamızı zenginleştirmek ve paylaşmak istiyorum. Bana yazmaktan çekinmeyin.

10 Yorum

Yorum yazmak için tıklayın

  • Videoda yazıda çok duygulandırdı. Elinize sağlık. Tarihimiz çıkartılabilecek onlarca ders ile dolu. Çanakkale bunların en büyüklerinden.
    Umuyorumki Çanakkaleyi daha iyi anlarız ve ona göre yaşarız.

  • Yaptıkları fedakarlıkları biz uyuyalım diye yapmadı bu kahramanlar! Bu tür günler bilinçlenmemiz için büyük fırsat

  • Japonların örneğini çok duyduk ama uyguluyormuyuz hayr. Çanakkaleye gittiğimizde ne yaşadılar onu anlatıyoruz ne için yaşadılar onu anlatan yok. Bilinçlenmek gerekiyor

  • Bence kadın kahramanlar ön planda tutulmuyor ilk defa duydum ve çok şaşırdım. Filmlerde görüyorduk erkeklerin arasına saklanan kadınları ama gerçekmiş. Tebrikler

  • Çanakkale Ruhunu ve Destanını gelecek nesillere aktarmak için tüm eğitimcilerin çabalaması gerek

  • Tarihten ders almazsak bize rehber olmazsa kaybetmeye mahkum oluruz. Bilinçlendirme için teşekkürler yazılarınızı tavsiye edeceğim

Sosyal Medyada Eğitim Dolabı

E-Bülten Aboneliği